Başkalarının Fotoğrafları

23 Aralık, 2008

Serdar Kuzuloğlu bloğunda yazmış. İnsanlar fotoğraflar çekiyor ve bu fotoğrafların içerisinde biz de çıkıyoruz. Acaba bize ne zaman nerede bakılcak? Ardından da birbirinden komik fotoğraflar yayınlamış.

Herkesin herkesin en fazla 3. dereceden tanıdığıdır teorisine olan inancım bir kat daha artmış oldu. Siz alakasız bir yerde, alakasız bir ortamda, alakasız insanların fotoğraf karesinde yer alırken, kimbilir dünyada kaç alakalı alakasız kişi sizi görmüş olacak ve istemsiz bir şekilde de dikkat ettiyse, karşılaştığınızda veya tanıştığınızda “ben aslında seni bir yerden tanıyor gibiyim ama…” cümlesini sarf edecek.

JAM


Yaşam Radyo – 89.4

15 Aralık, 2008

trmotoriders forumundan öğrendim ki bir radyo kanalı salı günleri 16:00 – 17:00 arasında motosiklet ile ilgili program yapıyormuş. Daha sonradan da radyonun çok farklı tarzları bir arada toplayan bir radyo olduğunu öğrendim. Bu akşam denemek için radyonun internet sayfası‘na girince, canlı olarak Safari isimli rock programının olduğunu gördüm. Muhteşem bir playlist ile beni büyüledi ve 45 dakikadır da çok başarılı bir şekilde devam etmekte.

Radyo’nun 89.4 olan radyo frekansı ise ne dijital ne de manuel radyomdan odamda çekmiyor. Sabahları radyo ile uyanan biri olarak, uyandırma radyo kanalım Radyo Eksen olarak devam edecek, ama Yaşam Radyo da kendine önemli bir yer edindi.

Tam yazının son cümlesini yazıyordum ki, telefonumun da çalma melodisi olan Billy Talent‘ın Fallen Leaves‘i çalmaya başladı. Yaşam Radyo gönlümü çaldı.

JAM

Yazıya tag eklerken de Billy Talent’dan bir şarkı daha çalmaya başladı. 2008′in en sevdiğim grubunun ilk defa kendi mp3 playerım dışında iki şarkısını ard arda dinliyorum…


Muhteşem bir “kadın şoför” videosu

15 Aralık, 2008

Arabanızı gayet güvenli ve ferah otoparka koydunuz, alışverişinizi yapmaya gittiniz ve geri döndüğünüzde arabanıza çarpmışlar. Ama nasıl olabilir, bu kadar bol yerde nasıl olur da çarparlar? Yoksa biri kasıtlı mı çarptı? Paranoyak olmaya gerek yok. Olayın videosunu Hürriyet Video‘da izleyebiliriz.

Umarım hiçbirimiz bu yukardaki tipte bir senaryoyla karşılaşmayız =).

JAM


Nirvana Bebeği

13 Aralık, 2008

Nirvana‘nın 1991 albümü Nevermind Smells Like Teen Spirit, Polly, Come As You Are gibi hitleri ile grubun belki de en popüler albümüdür. İşte bu popüler albümün, albüm kapağı yıldızı minik bebek (bkz. hemen aşağıda) , kolejden mezun olmuş ve 1000 dolar alarak aynı pozu tekrar çektiriyormuş. Bebekken pozdan 200 dolar kazanmış. Asıl daha da enteresan olan kısım, insanlar “aa sen nirvana bebeğisin, gel sana şu kadar para veriim benim bu akşamki partimde havuzumda yüz tarzı teklifler yapıyorlarmış. Enterasan… Bu arada, evet, yukarıdaki resimdeki kişi bebeğin günümüzdeki (17 yaşında) hali. Aşağıda sağda ise yeni poz. Bu enteresan haberi yapan CNN‘e teşekkürler.

Fotoğraflar Naked ‘Nirvana baby’ still chasing dollars haberinden alıntıdır.


Sennheiser MX 350

12 Aralık, 2008

Kulaklıklardan pek anlamam. Öyle kulaklıklara yüzlerce lira vermeyi seven biri de değilim, çünkü bir müzik setinin baslarını ve tizlerini ayarlamaktan ne anlarım ne de hoşlanırım. Bu sebepten de müzikçalarların sunduğu equalizer ayarlarının iyi olmasını beklerim. Yani şu konu altında yazılmış olanlar bana pek de bir şey ifade etmiyor. Bu sebeple yeni kulaklığım hakkındaki yorumlarımın aslında tamamen gereksiz olduğunu da düşünebilirsiniz, ancak pek çok kişinin de kulaklıklar ve müzik dinleme konusunda benim ile aynı derinlikte(!) olduğunu düşünüyorum.

MX 350 Sennheiser‘ın eski kulaklıklarından biri. Fiyatı 7,5 € ‘ya inmemiş olsaydı alır mıydım emin değilim, ama bu fiyata bulunursa kesinlikle kaçırılmaması gereken bir kulaklık. Daha önceki kulağın arkasından geçen, spor kulaklığı amacıyla almış olduğum philips kulaklıklarımdan çok daha başarılı. Ipod’un yanında gelen klasik kulaklıklarla ise kıyas kabul etmez. Baslar mı iyi tizler mi iyi diye sormayın bana yanlız. Size verebileceğim cevap şarkıların çok daha iyi hissedildiği.

Bu aralar yazılarımın sonunu tavsiye ederek getiriyorum. Bkz: son zamanlarda yazdığım yazılar. Gene aynı formatta bir son ile, bu ve bunun üst modellerinden MX 360 vs’yi uygun fiyatlarda bulursanız, kaçırmayın; gayet başarılı kulaklıklar.

JAM

Not: Sennheiser’ın neden kabus gibi bir Türkiye Sitesi‘nin olduğunu ben de çözemedim. Orjinal siteyle aynı format, blog teması kullanarak olmaz ki…

Foto headphone.com‘dan alıntıdır.


Yer Sorununa Çözüm

12 Aralık, 2008


Alman bir blogda görmüş olduğum bu foto, o blogun yazarının başlığını sonuna kadar hak ediyor. Lan Partisi sırasındaki yer sorununa çözüm bulundu yazmış Oliver. Eline sağlık ve resmi çekeni de ayrıca tebrik etmek gerek….

JAM

Not: Bloga fotograf eklediğimde  genelde fotoları başka kaynaklardan almış oluyorum ve bunu belirtmemiş olmak beni rahatsız ediyor. Bundan böyle kendi çekmediğim fotolarda ya resmin üstüne tıklayarak ya da fotoğrafın alındığı adresin linkini sayfanın altında vereceğim.

Yukarıdaki fotoğrafın kaynağına fotoğrafa tıklayarak ulaşabilirsiniz mesela.

(Bu arada hala bilmeyenler için: Bir link’e tıklarken “ctrl” ‘ye basılı tutarak sol fare tuşuna basarsanız, link yeni bir sekmede açılacaktır.)


İngilizce Gmail’in Getirdikleri

12 Aralık, 2008

Çok uzun zamandır hotmail ve yahoo adreslerimi terkedip gmail adresimi kullanmaktayım. Ancak Gmail’i İngilizce olarak kullanmaya başladığımdan beri gerçek nimetlerinden faydalanmaya başladım.

Gmail’in Labs adını verdiği ve Gmail’i İngilizce kullananlara sunduğu (en azından şimdilik), bazı eklentileri var. Bunlardan benim için en önemlileri Gmail’e tema desteği, Google Calendar eklentisi ve son olarak da çıkartmış olduğu Tasks özelliği.

Son zamanlarda en büyük problemim farklı bilgisayar kullanımlarım sırasında oluşan ajandama ve yapılacaklar listeme ulaşma problemini, çok sevdiğim ajandama ek olarak kullandığım Google Calendar ve yapılacaklar listemi de bu konuda en çok bilinen Remember The Milk ile çözüyordum. GMail’in eklentileri sayesinde hem yapılacaklar listemi, hem ajandamı, hem de en çok ninja teması ile beyenmiş olduğum mail sayfamı aynı anda yönetebiliyorum.

Bu arada GMail’den alakasız da olsa, farklı bilgisayarlar kullanırken bookmark problemi çeken Firefox kullanıcıları için Foxmarks gerçekten çok başarılı bir eklenti. Eklenti sayesinde tüm bookmarklarınızı istediğiniz bilgisayarlar arasında taşıyabiliyorsunuz.

Çok teknolojik ve eklenti dolu bir yazı oldu, ama hepsi de çok sevdiğim ve hayatımı kolaylaştıran eklentiler. İlgilenenlere tavsiye ederim.

JAM


Microsoft Writer

11 Aralık, 2008

Biraz önceki yazımı Microsoft Writer ile yazdım ve sayfayı kontrol eder etmez writer’ı tekrar sildim. Benim gibi kendi hostuna sahip olmayan ve internet üzerinden bloglayan biriyseniz, Writer sayfa yapınızı yok etmeye çalışıyor.

Writer ile Word’de yazarcasına yazıp, bunların blogunuzda da bu şekilde görünecek olması fikri çok cazip olsa da, uygulama bende pek başarılı olamadı. Yani Writer’ı tavsiye etmiyorum ama yok illa da programı deneyecekseniz, sayfanızı kontrol etmenizi tavsiye ederim. =)

JAM


Tatil Bitti

11 Aralık, 2008

Bayramda buralarda değildim. Daha önce gittiğimde, biraz da namüsait şartlar dolayısı ile pek de hoşlanmamış olduğum, ancak bu sefer çok farklı duygular ile ayrıldığım Amsterdam’daydım.

Ekşisözlüğe girerek dahi sayfalar dolusu yararlı bilgiye ulaşılabilinecek olan bu şehir hakkında fazla yorumda bulunmadan kendimce yapılması ve yapılmaması gerekenler ile ilgili bazı maddeler yazacağım önümüzdeki zamanda.

Başlığı benim gibi cuma günü çalışacak olan ve bu sebepten tatilinin son saatlerini yaşayanlara ithaf ediyorum.

Fazla söylecek söz yok, tekrar İstanbul, tekrar güzel hava ve günlük hayat. Günlük hayatta kaybolmamaya çalışın, ben de çalışacağım…

JaM


Sorgulamıyor muyuz? Sorgulamalı mıyız?

4 Aralık, 2008

Blog yazarken, hele de güncel konularda yazarken, kafama takılan ve cevap bulamadığım, çevremdekilerin de görmelerini isteyeceğim şeyleri yazmaya çalışıyorum.

Blogumu takip edenlerin kaçırmamasını istediğim ve bence sosyolojik açıdan ciddi inceleme gerektiren bir konu daha karşımızda.  Son günlerde haberlerdeki kimlik sor – sorma konuşmalarının üzerine CNNTurk önemli bir haberle gündemde.

Haber kısaca 1986 yılında yapılmış, Cumhuriyet gazetesinden iki muhabirle birlikte Nazi üniformalı kişilerin Taksimde kimlik sormasıyla ilgili. Benim, sanırım biraz da doğal olarak, ilk defa duyduğum bir şey.